18 Nisan 1855

Pera, 29 Mart. ("K. Z.") - Herkesin gözü kararmış bir şekilde Pontus'a bakarken, Mezopotamya'da öyle şeyler olup bitiyor ki, bunlar kolaylıkla mevcut savaşta güçlü bir etken haline gelebilir ve Rusların Küçük Asya'daki seferini büyük ölçüde kolaylaştırabilir; kastettiğim, Cizre'de gittikçe yayılan isyandır.

Bilindiği üzere Babıali'nin üstünlüğüne baş kaldıran Bedirhan Bey yenilgiye uğratılmış, esir alınmış ve Girit'e sürgün edilmişti; bu, 1847 yılında olmuştu. Geride çocuk bırakmamış, ancak kardeşinin oğulları olan iki yeğen bırakmıştı: Yezdanşir [Êzdînşêr] ve Mansur. Babıali, onların cesaret ve nüfuzunu kırmak amacıyla birini tuğgeneral, diğerini albay unvanına getirmiş, ancak elbette hiçbir komuta yetkisi vermeden, aylık 3500 kuruş maaş bağlamıştı; ikamet yeri olarak Musul gösterilmiş, onlar da Babıali'ye bağlılık ve itaat yemini ettikten sonra beş ay öncesine kadar orada sakin bir hayat sürmüşlerdi.

Büyük olanı, Yezdanşir, geçen yıl mevcut savaşın haberi kendisine ulaştığında Van'a gitmiş ve oradaki Babıali valisi Mehmed Paşa'ya hizmetlerini sunmuştu; iyi bir Müslüman olarak bu savaşta elini kolunu bağlayıp öylece durmayı içine sindiremeyeceğini belirtmişti.

İsteğinin kabul edileceği kendisine bildirilmiş, Musul'a döndükten bir süre sonra oradaki vali İstanbul'dan, Yezdanşir'e 1500 atlı asker toplaması karşılığında 150.000 kuruş ödenmesi ve bu kuvvetle Küçük Asya cephesine gitmesi yönünde talimat almıştı. Yezdanşir birliğinin toplanmasına başlamış, bu amaçla Cizre'ye gitmiş ve Babıali, ne kadar yanıldığını çok geç anlamıştı; çünkü oradan, kendisine en gerekli şeylerin sağlanmadığını, 150.000 kuruşun kendisine çok geç ödendiğini vb. ilan etmiş; kısacası silahını Ruslara karşı değil, Babıali'ye karşı çevirmişti. Kardeşi Mansur da Cizre'ye kaçma fırsatı bulmuş ve orada açık bir isyan patlak vermişti.

Musul valisi isyanı daha başlangıçtayken bastırmak istemiş, elinde bulunan piyade, süvari ve topçu birlikleriyle başıbozuklar ve diğer düzensiz kuvvetleri Dicle boyunca Cizre'ye doğru göndermiş ve her gün şehrin ele geçirildiği haberiyle sevindirilmeyi beklemişti. 

Ne var ki, seferin kumandanı ve Diyarbakır valisi Osman Paşa, Cizre önünde konaklamış olan birliklere Musul'a geri dönme emri vermiş, kendisi de geri dönmüştü. Bu açık ihanetin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, kutsal altın açlığı ile Yezdanşir'in parası Osman Paşa üzerinde etkisini göstermiş olmalıdır. O günden itibaren iki kardeşin gücü ve itibarı artmış, birçok kişi onların bayrakları altında toplanmıştır. Bedirhan Bey'in günleri geri dönmüştür. İsyancı ordusunun ne kadar güçlü olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, güneydoğu bölgelerinin tamamını Basra Körfezi'ne kadar ele geçirmiş görünmektedirler. 

Babıali asker gönderemediği için bu işi şimdilik, gerçekten de az sayıdaki birlikleriyle yola çıkmış olan Bağdat ve Musul valilerine bırakmıştır. Kürdistan henüz sakindir ve Bedirhan Bey'in torunlarına sempati duyar görünmemektedir. Kürtlerin kahramanı, Yozgat'ta ikamet eden, ancak o da askerlere değil Babıali'nin entrikalarına boyun eğmek zorunda kalıp sürgünde ölen asi Çapanoğlu idi. 

Bugün onun torunlarından biri ortaya çıkıp Kürtleri mücadeleye çağıracak olsa, Babıali'nin 1825'te Çapanoğlu'na karşı işlediği günahların bedelini ağır bir şekilde ödemesi gerekecektir.

Pester Lloyd Gazetesi, 18 Nisan 1855. anno.onb.ac.at



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

23 Ekim 1847

28 Ağustos 1893

4 Mart 1925