23 Mart 1844

Seyahat Raporları.

Prof. Koch ve Dr. Rosen'in doğa bilimleri ve dil araştırmaları için Erzurum ve Kafkasya'ya seyahati.

(Dr. Georg Rosen'in Alexander von Humboldt'a Alexandropol'den [Gümrü] 20 Ocak 1844 tarihiyle yazdığı, Allgemeine Preußische Zeitung'da yayımlanan mektubundan alıntıdır.)

Yeni başlayan yıl vesilesiyle size en içten tebriklerimi sunarken, aşağı yukarı iki ay önce Rus toprağına varışımızı size bildirme cesaretini de gösteriyorum. Erzurum'da bir buçuk aylık bir kalıştan sonra, güzel geçen sonbahar mevsimini, Muş ve Bayezid paşalıklarını kapsayan kuzey Kürdistan'a bir keşif gezisi için kullandık; bu gezi hakkında değerli yol arkadaşım Akademi'ye sunulmak üzere ayrıntılı bir rapor hazırlamaktadır. Bu gezinin başlıca amacı, yukarı Murad'ın ve çevresinin coğrafi bilgisini genişletmekti; bu bölgede özellikle soygunculuğa meyilli göçebe aşiretler yüzünden daha önceki gezginler bunu başaramamışlardı. Bu amaca ne ölçüde ulaştığımızı Sayın Prof. Koch'un raporu gösterecektir.

İşe, Aras'ın kuzey kaynak kolunu güney koluyla birleştiği noktaya kadar takip ederek başladık, ardından güneye yönelerek, o zamana dek hiç ziyaret edilmemiş, muhteşem bir kale harabesine sahip Avnik köyüne vardık; burası Aras'ın bir kolu olan Ulu-Çay üzerinde bulunmaktadır. Oradan Murad'a doğru su ayrım hattını geçtik; bu sırada bizi, orada sık sık soygun olayları yaşandığı için son derece kötü bir üne sahip olan Karayazı adlı geniş ve çok ıssız bir yaylanın bir bölümünden geçirdiler. Tuzla Çayı vadisine Karaçoban köyünün yanından girdik ve vadiyi yukarı doğru takip ederek Hınıs şehrine ulaştık. Buradan, sağımızda hep Bingöl'ün karlı sırtları olmak üzere Bartan bölgesinin dağlarını aştık, Çar-Buhur'un kaynaklarına ulaştık ve Çanglı Kilisesi manastırının yanından geçerek Muş ovasının kenarına vardık. Bu ovada, en büyük Ermeni yazarının doğum yeri olan, şimdi ise sefil bir köy hâline gelmiş Horunk (Horen) köyünü bulma şansına eriştik; ardından Muş'ta bir süre kaldık ve yolumuza Murad'ın güneyinden, Bulanık, Liz ve Sünç sancaklarından geçerek Malazgirt'e doğru devam ettik. Buradan güçlü bir muhafız eşliğinde, terk edilmiş köyler ve hayranlıkla seyrettiğimiz sanatlı kemerleriyle taş köprü ve kilise harabelerinin bulunduğu, eski bir uygarlığa tanıklık eden vahşileşmiş bir bölgeden geçerek Toprakkale'ye gittik. Toprakkale'den, Aras'a karşı su ayrım hattı olan Şahyolu'nu aştık ve Kağızman kasabasının yanından geçerek Aras'a ulaştık. Oradan, kar tarafından sıkıştırılmış olarak, Kars'ta yalnızca kısa bir süre kalarak, hemen kabul edildiğimiz eski Gümrü, şimdiki adıyla Alexandropol'deki Rus karantina merkezine acele ettik.

Kürt diline dair, Akademi'ye sunulacak bir rapora uygun olabilecek daha kesin bilgiler edinme umudumuz ise, ne yazık ki bu yolculukta gerçekleşmedi. Zira yolculuğun ikinci yarısı, bilimsel bir keşif gezisinden çok, soygunculardan ve yaklaşan kıştan kaçış gibiydi. Sayın Profesör Koch'u da ilgilendiren bir başka talihsizlik ise şudur; Erzurum'daki Rus konsolosu Bay Garibaldi'nin kervan yoluyla Kars'a taşımayı üstlendiği eşyalarımızın büyük bölümü, çeşitli tesadüfler yüzünden gecikmiş olup hâlâ elimize ulaşmamıştır; bu yüzden sıkıntı verici bir belirsizlik içinde bekliyoruz. Bu eşyaları beklemek bizi şimdiye dek Gümrü'de alıkoydu; oysa buranın sert kışını çoktan Tiflis'in daha ılıman ikliminle değiştirmeyi arzu ediyorduk. Sayın Prof. Koch bu yılın geç yazında Kırım üzerinden dönmeyi düşünmektedir. Bense bu ilginç bölgede daha 1,5 yıl kalmayı en büyük arzum olarak taşımaktayım. Dil bilimine, Laz dili hakkında Kraliyet Akademisi'ne çoktan sunmuş olduğum gibi, gramer ve sözlük açısından yalnızca parça hâlinde bir çalışma sunmak yeterli değildir. Ancak, hakkında hiçbir yazılı edebiyat bulunmayan diller söz konusu olduğunda, günlük ilişki yoluyla edinilebilecek daha derin bir nüfuz, arzu edilen başarıyı sağlayabilir. Burada bize temin edildiğine göre, Oset halkı artık tamamen sakinleşmiştir ve Osetlerin köylerinde kalmama hiçbir engel bulunmamaktadır. Majesteleri Kral'ın, Germen kavimlerinin çok eski bağlantısını aydınlatabilecek her şeye gösterdiği canlı ve büyük ilgi karşısında, umutsuzluğa kapılmak istemiyorum; aksine, burada daha uzun süre kalabileceğim güzel umuduna kendimi bırakıyorum.

Wiener Zeitung Gazetesi, 23 Mart 1844. anno.onb.ac.at




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

23 Ekim 1847

28 Ağustos 1893

4 Mart 1925