13 Eylül 1857
KONSTANTİNİYYE, 9 Eylül 1857.
Bağdat eyaletine yeni atanan genel vali Ömer Paşa, bilindiği üzere Rumeli ordularının başkomutanıydı ve devletin diğer dört ordusunun komutanlarından daha yüksek, aylık 150 bin kuruş maaş alıyor ve onlardan daha geniş bir yetkiye sahipti. Söylenene göre bu yetki ve maaş, Ömer Paşa’nın halefine verilmeyecek ve başkomutanlık tekrar diğerleriyle eşitlenecektir. Ayrıca Ömer Paşa’nın halefinin, son savaşta, özellikle Tuna’da temayüz eden İsmail Paşa’nın atanacağı söylenmektedir.
Bağdat eyaleti genel valisinin maaşı, Ömer Paşa’nın başkomutan olarak aldığı maaşla eşittir; çünkü bu eyalet, devletin en büyük eyaletlerinden biridir ve itaatsiz, neredeyse vahşi Arap kabileleri, İran sınırlarına olan yakınlığı, devletin merkezine olan uzaklığı ve diğer nedenlerden ötürü yönetilmesi güç bir yerdir. Merhum Mehmet Reşit Paşa, bu eyaletin yönetiminde başarılı olmayı başarmıştı; Ömer Paşa’nın da aynı şekilde, basiretli ve faal yapısıyla başarılı olacağı ümit edilmektedir.
— Prusya Kralı nezdindeki yeni büyükelçi İhsan Bey, görev yeri olan Berlin’e gitmek üzere yola çıktı. Kendisinin selefi Kemal Efendi, İstanbul’a vardı. Bâb-ı Âli’nin İran’daki temsilcisi Haydar Efendi, oradan ayrılırken Şah’ın elmas işlemeli nişanını kırmızı kurdele ile birlikte teslim aldı.
— Bursa’dan yazıldığına göre, aklını yitirmiş bir katilin Ermenilere karşı işlediği cinayetin davası sürmektedir; bu akıl hastası adamın mağdur ettiği dul ve yetimler için bir yardım kampanyası başlatılmıştır.
— Girit’te mecburi ikamete tabi tutulan ve sonrasında padişahın lütfuna mazhar olan Kürt Bedirhan Bey ve Mahmut Han, imparatorluk fermanıyla ikinci derece paşalık (mirimiran) rütbesine yükseltildiler.
— Ayın 5’ini 6’sına bağlayan gece saat 10 sularında İstanbul’da şiddetli bir deprem hissedilmiş, sabahında ise çok daha hafif bir sarsıntı meydana gelmiştir. Gece gökyüzü bulutlu ve çok karanlıktı, sabah ise aksine açıktı.
— Ayın 4 tarihli Bizantida gazetesinden okuyoruz: “Geçtiğimiz gün ikinci saat sularında Büyükdere ve Tarabya’da, sakinlerinin uzun yıllardır hatırlamadığı kadar şiddetli bir fırtına koptu. Yarım saat boyunca, ceviz büyüklüğünde dolu, yağmurla karışık yağdı ve birçok felakete yol açtı. Birçok insan yaralandı, sokaklarda uzuvları kopmuş kuşlar bulundu, evlerin çatılarının çoğu parçalandı ve genel olarak hasar azımsanmayacak düzeydeydi.”
— “Dün iki yangın yaşadık; biri yedinci saat sularında Süleymaniye’de, diğeri ise onuncu saat sularında Üsküdar’da. Ancak her iki felaketin sonuçları önemsizdir.”
— “Bir süredir, kesilmek üzere olan hırsızlık olayları yeniden yaşanmaya başlandı. Sayfiye yerlerine gidenlerin yokluğu nedeniyle boş kalan evler, gelip geçenlerin gözü önünde maymuncuklarla açılıyor ve eşyalarından soyuluyor. Geçtiğimiz Pazar gecesi, Pera’daki polis merkezinin karşısındaki bir eve giren hırsızlar, çeşitli eşyalar çaldılar. Ayrıca ertesi gün, Mnimatakia semtindeki bir eve giren hırsızlar, 30.000 kuruştan fazla para ve kıymetli mücevherat çaldılar. Aynı gün, Pera’nın ana caddesinde, sakinlerinin adalara gittiği bir evde büyük bir hırsızlık yapıldı. Bu ev kelimenin tam anlamıyla boşaltıldı. Bir süre önce bu evden kovulan bir hizmetçi, şüpheli görülerek birkaç gün sonra bir kahvehanede yakalandı.”
Η ΑΜΑΛΘΕΙΑ Gazetesi, 1857-09-13, No 969. (Hellenic Parliament Digital Library)
Bu çalışmayı faydalı bulduysanız, devam etmesine destek olabilirsiniz. Patreon hesabımız üzerinden de aylık sadece birkaç dolarlık katkınız, Kela Pazû sitesinde daha fazla tarihî gazete çevirisinin yayımlanmasına yardımcı olacaktır.


Yorumlar
Yorum Gönder