28 Şubat 1925
OSMANLI'DA AYAKLANMA
İngilizler tarafından Afganistan'da tezgahlanan ve Emir Emanullah Han'ın reformist politikalarına karşı yöneltilen ayaklanmanın açtığı yaralar henüz kapanmamışken, şimdi de Osmanlı'da bir ayaklanma patlak verdi.
Şu anda bu hareket, ayaklanma liderlerinin Mustafa Kemal Paşa'nın ilerici politikalarına karşı açıkça öne sürdükleri dini-gerici bir slogan altında gelişmektedir.
Bu hareket tamamen Osmanlı'nın demokratikleşmesine, ülkenin feodal kalıntılardan ve Müslüman dini gericiliğinin tahakkümünden kurtulmasına karşı yöneliktir.
Sınıf mücadelesinin kendine özgü bir biçimini temsil eden ve kentin orta ile küçük burjuvazisine, kısmen de köylülüğe dayanan bu ulusal kurtuluş hareketi...
Bu hareketin, uluslararası emperyalizmin müttefiklerini, gerici eğilimli feodal ve toprak ağaları sınıfını, Müslüman din adamları zümresini ve esas olarak emperyalist sermayenin çıkarlarıyla bağlantılı büyük liman merkezlerinin büyük ticaret burjuvazisini kendisine karşı birleştirmesi doğaldır.
Ekonomik olarak temeli sarsılmış ve siyasi olarak zayıflamış bu gerici güçler, henüz tamamen yok edilmiş değillerdir ve Osmanlı'nın genç toplumsal yaşam sahnesinde şu ya da bu biçimde kendilerini defalarca göstermektedirler.
Şimdi telgraf, Osmanlı gericiliğinin, emperyalistlerle iş birliği içinde Osmanlı'nın günden güne durdurulamaz bir şekilde büyüyen devrimci hareketinin belini bükmeye çalışan bir başka hamlesine dair haberler getirdi. Son zamanlarda tüm Osmanlı'da bu gerici muhalefetin bariz bir büyümesi gözlenmekteydi.
Ayaklanmanın doğu vilayetlerinde patlak vermiş olması tesadüf değildir. Tam da bu doğu bölgelerinde büyük mülksüz toprak sahipleri toplanmıştır. Aynı vilayetlerde, Meclis'e kendi temsilcilerini —gerici mollaları— birden fazla kez göndermiş olan din adamlarının nüfuzu oldukça güçlüdür.
Afganistan ayaklanmasına benzer şekilde, karşı-devrimcilerin ana müfrezeleri geri kalmış ve vahşi göçebe aşiretler arasında oluşmaktadır ki bunlar üzerinde İngiliz nüfuzu doğrudan bir etkiye sahiptir. Ayaklanma Musul sınırından başladı. Onun ana itici gücü, "top yemi" olarak kullanılan göçebe Kürt takımlarıdır.
Ayaklanmacıların saflarında şu anda 5000 kadar insan bulunmaktadır. Her Kürt'ün çocukluğundan beri tüfeğe alışkın olduğunu göz önünde bulundurursak, savaşçıların sayısının kısa sürede oldukça artabileceğini öngörebiliriz.
Ayaklanmanın tam da Musul bölgesini bir Lig komisyonunun [Milletler Cemiyeti Komisyonu] ziyaret ettiği sırada patlak vermesi dikkate değerdir. Bu olay, ayaklanmanın gerçek nedenine bir kez daha ışık tutmaktadır.
Osmanlı gazeteleri, ayaklanmanın İngilizler tarafından organize edildiğini yazarken tamamen haklıdırlar. Feodal ağaların, toprak sahiplerinin, din adamlarının ve onların örgütlediği Kürtlerin arkasında, bu ayaklanmayı organize eden ve onu parasıyla destekleyen İngiliz emperyalizmi gizlenmektedir.
Ulusal kurtuluş hareketinin bağrından çıkan Osmanlı hükümeti, nesnel olarak devrimci bir rol oynamaktadır. İngiliz emperyalizmi tarafından Osmanlı'nın doğu kesiminde organize edilen ayaklanma ise bu ileri hareketi boğmaya yöneliktir.
Bu nedenle, tüm dünya işçi sınıfının bu mücadeledeki sempatisi, ulusal devrim yolunu bir kez daha ateş ve kılıçla açmak zorunda kalan Ankara'nın yanında olacaktır.
Raskolnikov.
Musha Gazetesi, 28 Şubat 1925, No 48. (საქართველოს ეროვნული ბიბლიოთეკა)
Bu çalışmayı faydalı bulduysanız, devam etmesine destek olabilirsiniz. Patreon hesabımız üzerinden de aylık sadece birkaç dolarlık katkınız, Kela Pazû sitesinde daha fazla tarihî gazete çevirisinin yayımlanmasına yardımcı olacaktır.

Yorumlar
Yorum Gönder