27 Şubat 1835
İRAN — Konstantinopolis'ten 17 Aralık tarihli bir mektuptan alıntı — "Bay I. Campbell'den gelen resmî mektuplar, İran Şahı'nın öldüğü sırada oğullarından birçoğunun, merhumun sahip olduğu mücevherleri almak için onun cesedinin üzerine hücum ettiklerini bildirmektedir; bu kapışma sırasında şehzadelerden üçü öldürülmüştür.
İran'ın güney bölgesinin tamamı ise isyan ve katliam sahnesi hâline gelmiştir; oğullardan biri, Zıllî Sultan diye anılan kişi, kendisini İran Şahı ilan ettirmiştir; bu şahıs bilgiden ve karakter sağlamlığından yoksun bir insan değildir, üstelik babasının hazinesini ele geçirmeyi başarmış, bu sayede taraftarlarına ödeme yapabilmiştir. Başka bir oğul ise Şiraz eyaletinde kendini hükümdar ilan ettirmiş, üçüncü bir oğul da aynısını Kirmanşah'ta yapmıştır; ayrıca eski bakanlardan biri olan Ebülhasan Devle, kendi hesabına ordu toplayıp savaşmaktadır. Merhumun torunu olan ve tahtın veliahdı olarak tayin edilmiş bulunan yeni Şah Muhammed ise, ordusunun başında olarak Tebriz'den ayrılmıştır; kendisine bağlı düzenli askerî kuvvetler 7.000 asker ve 24 top'tan müteşekkildir; kendisinin, tahmin edildiğine göre, yol boyunca toplayacağı 40.000 asker başında olarak Tiflis'ten çıkacağı sanılmaktadır. Kendisine ayrıca İngiltere ve Rusya'nın diplomatik temsilcileri ile çok sayıda İngiliz subayı da eşlik etmektedir. Tebriz ve civarı sakindir; Kürtlere gelince, aşiretleri neredeyse bağımsız olup İran topraklarına dağılmış durumdadırlar; henüz iç savaşa katılmamışlardır, fakat yılın bu mevsiminde genellikle dinlenme hâlinde bulundukları düşünülmektedir. Tahran'ın, kendisine karşı kullanılmak istenen toplar ve düzenli askerî birlikler yüzünden fazla dayanamayacağı sonucuna varılmaktadır."ATİNA Gazetesi, 1835-02-27, No 224. (Hellenic Parliament Digital Library)

Yorumlar
Yorum Gönder