24 Nisan 1924
KÜRTLER
Kürtler, hem Kafkasya sınırları içinde hem de yurt dışında eski rejim döneminde özellikle üzerinde çok az durulan halklardan biriydi. Eski yönetimde, halkın refahı, bu halkın toprağı işleme kültürüne ne derecede bağlı olduğu açısından değerlendiriliyor ve hiçbir istisnaya izin verilmiyordu. Yönetim, Transkafkasya Kürtlerinin mükemmel bir çoban ama kötü bir çiftçi olduğunu kabul ediyor ve tüm bu iyi hayvancıları kötü çiftçilere dönüştürmek gerektiği görüşünü savunuyordu. Komşu Türkiye'de Kürt hayvancının, yerleşik Kürt reâyâdan çok daha büyük bir refah düzeyine sahip olduğu gerçeğine dikkat etmeyi bile istemiyorlardı.
Kürtlerin dünya ekonomisinde kendilerine özgü bir önemi vardır. Onlar, tarım ve kültürel yaşam için en elverişsiz yerleri değerlendirirler. Taş labirentlerinden oluşan aşınmış lav akıntıları veya yazın kuruyan bataklıkların kamışlıkları, özellikle küçükbaş hayvanları için uygun bölgeler olarak Kürtleri cezbeder; bu arada, tam da bu bölgeler Kürtlerden başka kimseye lazım değildir ve Asya'da bu tür bölgelerden az değildir. Kürtler olmasaydı, bu topraklar insanlık için faydasız kalırdı. Kürt meselesine tam da bu açıdan yaklaşmak gerekir.
Transkafkasya'da eski rejim döneminde, yerel polis komiserlerinin önemini artırmaya çalışarak, Kürt aşiret reisleriyle bile çok az ilgileniyorlardı. Ancak nihayetinde bu sistem, birçok olumsuz yönünün yanı sıra, yine de şu olumlu sonuçları verdi: Yurt dışındaki Kürtlerin aksine, Kafkasya sınırları içinde aşiret reislerinin Kürt halkı üzerindeki etkisi minimuma indirilmişti. Transkafkasya Kürtlerinin örneği, feodal rejimin Kürdistan'ın her yerinde kaldırılabileceğini ve Kürtlerin aşiret reisleri olmadan da yaşama gayet iyi uyum sağlayabileceklerini göstermektedir.
Özellikle Batum bölgesindeki, Acara köylüleri arasında dağınık bir şekilde yaşayan ve çeşitli tarım işleriyle uğraşan Kürtler, gayet iyi bir örnek teşkil etmektedir. Herhangi bir aşiret reisi olmayan ve hiçbir tarihsel veya kabile geleneğinden bağımsız olan bu Kürtler, her türlü siyasi değişime mükemmel bir şekilde uyum sağlamakta, kıyafetlerini ve yarı yerleşik hayvancılık yaşam tarzlarını korumaya devam etmektedirler.
Kürt genel olarak her işe yatkındır. Onu her yerde çoban rolünde, (kendi iş gücünün yetmediği yerlerde) çiftçi rolünde, yük taşıyıcısı, seyis, hamal vb. rollerde görebilirsiniz. Kürdistan, azımsanmayacak sayıda tipik proleter yetiştirmektedir.
Kürtler yüksek bir kültür seviyesine ulaşabilirler, ancak bu örnekler tek tük kalmaktadır; genel kitle ise baştan aşağı eğitimsiz, okuma yazma bilmez, Taş Devri insanları gibi görüşlerinde vahşi ve ilkeldirler. Medeniyetten henüz çok az etkilenmişlerdir.
Transkafkasya sınırları içinde çok az Kürt kalmıştır, ancak sınırlarımız büyük ölçüde Kürtlerin yaşadığı topraklarla temas halindedir ve ne olursa olsun, göç eden birçok Kürt, komşu Transkafkasya'nın kültürel etki alanında kalmaktadır.
Kürdün dünya ekonomisindeki rolü göz önüne alındığında, yaşam tarzlarını kökten değiştirmeden, hayvancılığın gelişimi amacıyla onlar için elverişli koşullar yaratılmalıydı. Kürtlere henüz kimse kooperatifçiliği veya iyileştirilmiş süt ürünleri üretim yöntemlerini öğretmedi; kimse el sanatlarını teşvik etmedi ve tüm bunlar, en ilkel zamanlarda olduğu gibi devam etmektedir. Kısacası Kürtler, çoban bir halk olarak kalıtsal bir eğilime sahip oldukları hayvancılık konusunda eğitime ve şehir ile göçebe hayat arasında bir bağ kurulmasına ihtiyaç duymaktadır. Tüm bunlar tüm Kürdistan için gereklidir.
Kürt halkının yeteneklerinin dünya ekonomisi açısından en verimli şekilde kullanılması ve onların emekçi kitlelerin çalışmalarına dahil edilmesi, Kürdistan'a ilişkin bir sonraki görevdir; Transkafkasya Kürtleri ise bu amaç için bir nevi deney alanıdır.
OMEGA.
Zaria Vostoka Gazetesi, 24 Nisan 1924, No 559. (საქართველოს ეროვნული ბიბლიოთეკა)

Yorumlar
Yorum Gönder