12 Nisan 1924

İran'ın Güneyinde Merkezi Hükümet İktidarının Kurulması.

Geçtiğimiz yıl İran'ın kuzey ve kuzeybatısındaki bazı eyaletlerin (Şahseven, Maku Hanlığı, İran Kürdistanı) yarı bağımsızlığına son verip bu eyaletleri tamamen merkezi hükümete bağlayan İran hükümeti, geçen yılın sonundan itibaren İran'ın güneyine de el attı. Aynı hedefi, yani tüm İran'ı birleştirip "toparlamayı" ve ülkenin her köşesinde kendi otoritesini kabul ettirmeyi amaçlıyordu.

Bu görev, buradaki kabilelerin çok savaşçı olmaları ve en önemlisi kuzeydekilere göre daha örgütlü olmaları nedeniyle oldukça zor görünüyordu. Ayrıca bu kabileler, hükümete karşı direnişlerinde kendilerine bol miktarda silah sağlayan İngilizler tarafından destekleniyordu. Bu son durum, o dönemde İran basınını İngilizlere karşı topyekûn bir kampanya başlatmaya sevk etmişti.

Merkezi hükümet, güneye yönelik bu "yürüyüşünü" (bu ifade ne kadar tuhaf görünse de, bu durumda muhtemelen en uygunu budur) Luristan'dan başlattı ve ardından çalışmalarını komşu Bahtiyari'ye, hatta Arabistan'a taşıdı. Bu bölgelere, (İran ölçeğinde) güçlü hükümet birlikleri gönderildi.

Lurlar, hükümet birliklerine kararlı bir direniş gösterdiler. Bu durum özellikle, başında Şeyh Ali Han Serdar Aşair'in bulunduğu "Beyranvend" kabilesi için geçerliydi. Hükümet birlikleri bu kabileyle ciddi bir çatışmaya girmek zorunda kaldı. Çatışma sonucunda Lurlar yenilgiye uğratıldı ve İran gazetelerinden edinilen bilgilere göre Lurlar, 400'den fazla ölü ve Şeyh Ali Han ile 24 diğer han ve aşiret ileri geleni dahil olmak üzere 500'e kadar esir verdi. Hükümet birlikleri, Lurların kampını ve 8.000'e kadar büyükbaş ve atı ele geçirdi. Bundan sonra, yine aynı gazetelerin verdiği bilgilere göre, Lurlar tam bir boyun eğme gösterdiler ve askeri makamların emriyle, silahlarını teslim etmek üzere toplamaya başladılar.

Lurlara indirilen darbe, derhal komşu Bahtiyari ve Arabistanlılar üzerinde de etkisini gösterdi. Bahtiyarlar, uzun süredir ödemedikleri vergilerin tamamını taksitler halinde, geçen yılın vergilerini ise derhal ve tamamen ödeme konusunda istekliliklerini belirttiler.

Arabistan konusuna gelince, burada da en büyük ve güçlü derebeyi olan Şeyh Hazal (sürekli ikametgahı Karun Nehri ile Şattülarap Nehri'nin birleştiği yerdeki Muhammere şehri) hükümet birliklerine direniş göstermemeyi tercih etti, merkezi hükümetin otoritesini tanıdı ve ayrıca geçmiş yıldan biriken vergilerini derhal, önceki yıllara ait vergilerini ise 20 yıl (?) içinde kademeli olarak ödemeyi kabul etti.

İngilizler, İran hükümetinin İran'ın güneydoğusundaki girişimlerine karşı her türlü tedbirle direnmeye çalışıyorlar. Her halükarda, yerel İngiliz konsolosu bölgede yoğun bir şekilde dolaşmaya başladı; bu gezilerin ardından yollarda yağmalama olayları arttı ve hatta yerlilerin hükümet birliklerine ait bir süvari birliğine saldırdığı bir vaka bile yaşandı.

Ancak, merkezden uzak İran köşelerinin de kısa sürede merkezi hükümetin değer ve otoritesi bakımından İran'ın diğer büyük eyaletleriyle aynı seviyeye geleceğini düşünmek gerekir. İran'ın "toparlanması" son derece hızlı adımlarla ilerliyor ve bu toparlanmanın merkezi figürü, popülaritesi her geçen gün artan mevcut Başbakan, Savaş Bakanı ve Başkomutan Rıza Han'dır. Askeri dünya hakkında konuşmaya bile gerek yok; burada Rıza Han tartışmasız bir otoritedir ve ordunun komuta kademesi, onu nereye ve neden götürürse götürsün, sorgusuz sualsiz peşinden gidecektir.

Şu anda İran'da yaşanmakta olan olaylar —cumhuriyet meselesinin gündeme gelmesi— ülkeyi büyük bir hareketliliğe sürükledi. Böyle bir ortamda Rıza Han'ın rolü şüphesiz çok büyüktür. Rıza Han'ın bundan sonra nasıl bir davranış çizgisi izleyeceğini söylemek zor. Belki de şimdilik diktatörlüğünü ilan etmeyi gerekli görecektir.

Zaria Vostoka Gazetesi, 12 Nisan 1924, No 549. (საქართველოს ეროვნული ბიბლიოთეკა)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

23 Ekim 1847

28 Ağustos 1893

4 Mart 1925