28 Aralık 1895
Budapeşte, 28 Aralık. - Kont Julius Andrássy, Berlin Antlaşması'nın ve özellikle Avusturya-Macaristan'ın Bosna ve Hersek'i işgalini öngören 25. maddesinin en şiddetli karşıtlarının yavaş yavaş nasıl yola geldiğini görebilseydi! Bugün bile Berlin Kongresi'ni bir hata, San Stefano Antlaşması'nın daraltılmasını ise Beaconsfield'ın bir suçu olarak nitelendiren Gladstone çizgisindeki İngiliz liberaller; 25. maddenin Avrupa barışının ve söz konusu vilayetlerin kendi çıkarına kararlaştırılmış olmasına yıllarca, hatta onlarca yıl karşı çıktılar.
Artık bu direnişlerinden vazgeçmiş durumdalar. İngiltere'deki Liberal Parti'nin hâlâ Rus yanlısı ve Gladstone'cu olarak anılan en önde gelen yayın organı "Daily News"teki bir makalede; Hristiyan bir devletin yönetiminin, o devlet söz konusu vilayetteki ırklardan hiçbiriyle yakın bir akrabalığa sahip olmasa bile, bir Osmanlı vilayetine de mutluluk getirebileceğinin bir kanıtı olarak Avusturya-Macaristan'ın Bosna ve Hersek'teki yönetimi örnek gösterilmektedir. Ayrıca aynı makalede, Bosna ve Hersek yönetiminin Avusturya-Macaristan Monarşisi'ne devredilmesi, Berlin Antlaşması'nın tek başarılı sonucu olarak tanımlanmaktadır. Bir muhalifin bu tanıklığı; Bosna ve Hersek'in işgalinin Monarşi için fedakarlık gerektiren bir zorunluluk, işgal edilen vilayetler içinse bir lütuf olacağı düşüncesini her zaman savunmuş olan Kont Andrássy'yi şüphesiz memnun ederdi. Şimdi ise Andrássy'nin fikrinin muhalifleri arasında bir ekol hâline geldiğine ve İngiltere Liberal Partisi tarafından, Kont Andrássy'nin muhtemelen asla uygulamayacağı durumlara uyarlandığına tanık oluyoruz. Nitekim İngiltere Liberal Partisi, Ermeni meselelerine son vermek amacıyla Rusya'ya, Osmanlı'nın Küçük Asya'da Ermenilerin yaşadığı vilayetlerini işgal etmesi ve yönetmesi için basitçe bir manda verilmesini talep ediyor. Vahşi Türkmen kabilelerinin üstesinden geldiği gibi Rusya'nın Kürtleri de disipline etmeyi bileceğini ve Ermenilerin Rus yönetimi altında, Tiflis'teki soydaşları gibi refaha kavuşacağını iddia ediyor. "Daily News", Ermeni sorununu etkili bir şekilde yatıştırabilecek tek pratik yolun bu olduğunu her gün tekrarlıyor ve St. Martins-Town Hall'daki toplantıda konuşan bazı kişilerin, özellikle de her ikisi de din adamı olan Dr. Clifford ve Canon Gore'un Rus mandası fikrini desteklediğine dayanıyor. Fakat "Daily News" ve taraftarları bir şeyi unutuyor: Rusya'nın böyle bir mandaya özel bir arzusu var mı; kendi Ermenileri kendisine yeterince iş çıkarırken, ırk, dil ve kısmen de din bakımından Rusluğa yabancı yeni bir halk kütlesini kendi vesayetine yüklemek Rus politikasına cazip gelir mi? Rus gazeteleri şimdiye kadar bu konuda net bir tutum almadı ve Petersburg'dan gelen haberlerin tümüne bakılırsa, Rusya'da var olan siyasi hırsın pek de Ermenistan yönüne eğilim göstermediği anlaşılıyor. Rus politikası şu anda başarılarını Uzak Doğu'da, Büyük Okyanus'ta arıyor; bir süre önceki söylentilerde duyurulanlar doğruysa, Çin hükümetinden Kiao-Chau Limanı'nı Rus savaş filosu için kışlama istasyonu olarak almayı başararak şimdiden önemli bir sonuç elde etmiş durumda.Pester Lloyd Gazetesi, 28 Aralık 1895. anno.onb.ac.at

Yorumlar
Yorum Gönder